Kendimle Arama Mesafeler Girdi

Bazen insan sadece yorulur. Ama bu yorgunluk bedensel değildir. Uykuyla geçmez, dinlenmeyle hafiflemez. İçten içe taş gibi bir şey çöker üzerine. Nefes alırsın, konuşursun, hatta gülümsemeyi bile başarırsın belki… ama bilirsin, artık kendinle aranda görünmez mesafeler oluşmuştur.

Eskiden daha kolaydı kendime dönmek. Bir şarkı açar, bir kitap okur ya da sessiz bir yürüyüşe çıkardım. İçime döner, yeniden merkezime yaklaşırdım. Ama şimdi o yollar sanki kapanmış gibi. Ne dinlediğim müzik aynı hisleri veriyor, ne sessizlik iyi geliyor, ne de içimdeki karmaşa dinmeye niyetli.

Zamanla insanın kendini kaybetmesi sessizce olur. Öyle gürültüsüz, öyle fark ettirmeden. Her gün biraz daha başkalaşırsın. Bir bakmışsın, kendini başkalarına anlatırken kullandığın kelimeler bile sana yabancı gelmeye başlamış. Gözlerinin içi hâlâ gülüyor gibi görünür belki, ama sen, o gözlerin içinden çoktan gitmişsindir.

Kendime dönmenin yollarını unuttum. O eski ben nerede kaldı bilmiyorum. Belki hâlâ içimde bir yerlerde, ama üzerine çok şey birikti. Yarım bırakılmış cümleler, bastırılmış duygular, yutulmuş öfkeler… Hepsi yolun taşları oldu ve yürüyemez oldum.

Bazen yalnız kalmak bile çözüm olmuyor. Çünkü iç sesim bile susmuş gibi hissediyorum. İçimdeki gürültü dinmek bilmiyor. Ve o gürültüde bir şey fısıldasa bile, artık duyamıyorum.

En çok da kendime dönmenin yollarını başkalarında aradığım zamanlarda kayboldum. Bir bakışta, bir sözde, bir sevgide… “Belki biri beni anlar, belki biri içimi görür,” dedim. Ama her seferinde biraz daha uzaklaştım kendimden. Çünkü insan, kendini başkasında aramaya başladığında, aslında çoktan kaybetmiş demektir.

Şimdi yalnızca susuyorum. Belki sessizlik, unuttuğum o içsel evime geri götürür beni. Belki bir gün içimden esen bir rüzgar beni yine bana savurur…

“Kendimle Arama Mesafeler Girdi” üzerine 4 yorum

  1. Bu sabah yani yazınızla karşılaştığım sabah, bana “neyin var bu aralar?’ diye soran dostuma “üstüme bir hüzün ve suskunluk çöktü bir süredir” diye yanıt verdim…
    Sözünü ettiğim bu suskunluk sizinkiyle aynı olabilir mi acaba? Sizinle bu suskunluktan tanışıyor olabilir miyiz?

    1. Merhaba,

      Suskunluklarımızda, çığlıklarımızda, kelimelerimizde aynı. Aynı şeyleri yaşıyor, hissediyor farklı kelimelerle yazıyoruz bloglarımızda. Eminim bir yerlerde yollarımız kesişmiştir. Selam ^^

  2. Ne güzel açıklamışsın; “En çok da kendime dönmenin yollarını başkalarında aradığım zamanlarda kayboldum.”

    Düşüncelerimiz, hislerimiz, tercihlerimiz hep başkalarının fikirlerine göre yön bulur olmuş. Bunu yapmak yerine kendi eksenimiz etrafında döndürebilsek şu dünyamızı, keşfe çıkabilsek iç sesimizle gürültüsüz, önemseyebilsek kendimizi kalabalıktan daha çok; neşe ve huzur hazinesine rastlarız aslında.

    1. Merhaba Samet,

      Güzel yorumunuz için teşekkür ederim 🙂 Artık bu şekilde yalın, sade, lüzumsuz insanlardan, onların gereksiz düşüncelerinden uzak yaşamaya karar verdim. Kendime yaptığım en güzel iyiliklerden biriside bu oldu benim için… Herkese tavsiye ederim ^^

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir